Diyetinfo / Diyetisyen Şengül Üre

Bloğumuza Hoş Geldiniz

Adres:Bağdat Caddesi No:299 Caddebostan/İstan
Tel: 0216 360 00 50
e-mail: bilgi@diyetinfo.com







22 Kasım 2018 Perşembe

HIZLI KİLO VERDİREN MUCİZE PROGRAMLARDAN UZAK DURUN

Kilo verme adına  yapılacak kısa süreli yanlış  uygulamalar  ;
  Besinsel yetersizliklere,bağırsak florasının bozulmasına, olmayan ödemi atarken kasların kaybolmasına, uyku kalitesinin bozulmasına,cilt elastikiyitenin bozulmasına, beden ve cilt sağlığınızın  bozulmasına, işi gücü kaybına ve psikolojik sorunların yaşanmasına neden olur.
   Size özel hazırlanan sağlıklı beslenme programı ile ; Genetiğinize  ve  yaşama şartlarınıza uygun, geleceğinizin sağlıklı beslenmesini sağlayarak ve yaşam kalitenizi arttırabilirsiniz.
Bu  programlar ile ;
  Renkli çeşitli  bir beslenme, sık ve az,bol yeşil yapraklı sebzeler,mevsim sebze ve meyveleri,tam tahıllar,tam buğday,su, kuruyemişler, kurubaklagiller süt-yoğurt.Kaliteli  protein ,probiyotik ve prebiyotik kaynakları,kaliteli lif ,Omega 3 kaynaklarından zengin  antioksidanlar ,sağlıklı  ve doymamış yağ içeriği   zengin  bir beslenme sağlanır.   
  Yaşam kalitenizi arttırmak ,sürdürülebilir alışkanlıklar  kazandırmak adına planlanan  beslenme programları  ; bedenin hastalıklardan korunmasını sağlar ,cildinizi korur .  Fit ,formda, enerji ve hareket kabiliyeti yüksek , beden yaşı genç bir bedene ulaşmayı hedefler

15 Kasım 2018 Perşembe


KARIN DOYURMA, KÖTÜ BESLENME  GİZLİ AÇLIĞA MI SEBEP OLUYOR ?
 Günümüzde önemli   beslenme  sorunlarından biri de gizli açlıktır. Gizli açlık  az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde sık görülen bir beslenme sorunudur. Besinler gerek fiziksel gerekse zihinsel  anlamda beden sağlığı üzerinde doğrudan etkilidir.Bu nedenle  kaliteli yaşam  sağlığın korunması  için yeterli ve dengeli beslenme oldukça önemlidir. Sağlıklı beslenme ile Yaşamın sürdürülmesi için gerekli olan besin öğelerini yeterli ve dengeli miktarda  kişisel farklılıklar  dikkate alınarak  besinler sayesinde  sağlamak gerekir. İnsan  bedeni için her besin öğesinin  önemi ve  her birinin ayrı görevi vardır. İnsan bedeni besinlerden aldığı besin öğelerinden, bazı besin öğelerinin sentezleyebilir.  Sentezleyemediği  besin öğelerini ise besinler  sayesinde temin eder.
     Karın doyurmak,yeterli  ve dengeli beslenmek anlamına gelmez.     Ancak   dengeli beslenilmediğinde veya besin değeri zengin, güvenli besine ulaşılmadığında dahi,selenyum ,demir, çinko, iyot,  gibi hayati önem taşıyan  mikro besin öğelerinin vitamin ve mineral yetersizlikleri ortaya çıkabilir.  Bu vitamin ve minerallerin yetersizliği ve ise “gizli açlık” olarak tanımlanmaktadır. Gizli açlık, gerek yetersiz beslenme gerek aşırı beslenme durumunda ortaya çıkabilen beslenme sorunudur.
 Günümüzde tüm dünya da  yaşanan da şişmanlık ve obezite  ve beslenmeye bağlı hastalıkların  görülme sıklığının artması ile birlikte  elzem besin öğelerine olan ihtiyaç da artmaktadır. Yaşam kalitesi için önemli  besin öğelerinin yetersiz alımının sonuçları kısa veya uzun vadede belirti vermeyebilir. Ancak Gizli açlık, dikkat dağınıklığı, zeka gelişimi  kişinin bağışıklık sisteminin zayıflaması, kilo artışı  fiziksel ve zihinsel gelişme sorunları   hatta ölümler  gerçekleşebilir.  .
Rakamlar anlatıyor :
·          Gizli Açlık Dünya nüfusunun %10’u yani yaklaşık 795 milyon kişi açlıkla mücadele etmektedir.
·         Yılda ortalama 807 bin çocuk A vitamini, çinko veya diğer besin öğesi yetersizlikleri yani gizli açlık sebebiyle gelişim bozukluğu yaşamaktadır.
·         Küresel sağlık  sorunlarının  %10’undan Vitamin ve mineral yetersizlikleri sorumludur.
·         UNİCEF’e göre her saniyede bir çocuk beslenemediği için hayatını kaybetmektedir.
·         Gelişmekte olan ülkelerdeki kadınların %40’ının demir eksikliği  sonucu sağlıkları  bozulmaktadır.,
·       Ağır anemi her yıl 50.000’den fazla kadının doğum sırasında ölümüne neden olmaktadır                           
·         Ülkemizde beslenme sorunları ve metabolik hastalıklar bağlı ölüm oranı %5.1’e ulaşmıştır.
·         Dünya sağlık örgütü (WHO ) ne göre:
         -Her yıl, 5 yaş altı ve 7 milyon çocuk, gizli açlık sebebiyle hayatını kaybetmektedir.
  -Dünyada her yıl 6 ay – 5 ay arası 450.000 çocuğun çinko yetersizliğine bağlı hastalıklardan dolayı yaşamını yitirdiğini bildirmektedir.
    -Türkiye’yi çinko yetersizliğinin görüldüğü Mısır, İran, Irak, Hindistan, Çin, Pakistan gibi ülkelerin başında göstermektedir.
    Sağlıklı yeterli  ve dengeli beslenme her yaş grubu özellikle bebekler, hamileler, yaşlılar için çok önemlidir. Karın doyurmak değil kaliteli beslenebilmek için sağlıklı besin, sağlıklı pişirme yöntemleri doğru porsiyonlar ile  her yaş grubuna beslenme bilincinin ve farkındalığının kazandırılması gerekir.

8 Kasım 2018 Perşembe

BEYNİN GÜCÜNÜ ARTTIRAN BESİNLER İLE SAĞLIĞINIZI VE FORMUNUZU KORUYUN



  Akdeniz tipi beslenme modeli beyin sağlığınızı, genel sağlığınızı ve formunuzu korur. Beslenme modelinizin  barındırdığı bir çok  renk hafıza, cilt, kalp ve beden sağlığı için önemlidir. Ancak günümüzde   yaygın olarak  beslenme şeklinin değişmesi,sağlık,  kilo ve hafıza sorunlarını  gelecekte    alzheimer gibi beyin sağlığı ile ilgili  sorunların sıklıkla görülmesine neden olmaktadır.
 Bu nedenle ;Sofranızda ve  beslenmeniz de  var olan yiyecekler  bedeninizi, beyninizi zinde ve genç tutabilir, gelecekte hastalıklardan  koruyabilir.
 Hergün  sofranızda bulundurun
-Bol renkli  meyve ve sebze   : Mevsimsel özelliklere göre tüketeceğiniz meyve ve sebzeler beslenmeniz ve sağlığınız  için  oldukça önemlidir. İçerdikleri antioksidanlar  vitamin ve mineraller  damar sağlığı, beyin sağlığını korurken   posa ile toksinlerin vücuttan uzaklaştırılmasına ve kilo yönetimine yardımcı olurlar.
-Yumurta: Yumurta kolin içeriğine sahip en önemli besin öğelerinden bir tanesidir. Kolin bağırsaklardan kolaylıkla emilir ve kan-beyin bariyerini geçebilen tek vitamindir  .  Beyindeki kimyasal olaylarda rol alır. Hafıza ve beyni koruyan vitamin olarak adlandırılır. Sinirlerdeki iletilerde önemli görevi olan asetilkolin maddesi için gerekli bir moleküldür. Kolinin vücutta kompleks bir rolü vardır.Bunun dışında yumurta  Avitaminin öncü maddesi olan lutein, zeoksantin açısından da zengindir.
-Omega 3 kaynakları :Yapılan çalışmalar da omega 3’ten zengin beslenme beyin gelişimi ve fonksiyonlarının devamında oldukça önemli bir rol oynar.
-Soğuk su balıkları veya  somon : Haftada 1-2 kez uygun pişirme koşullarında hazırlanan balık  ;besinsel anlamda bedeninizi ve zihninizi korumaya yardımcı olur.İçerdikleri hayvansal   omega 3   (Beyinde de bulunan vücudumuzdaki tüm sinir hücrelerinin yapı taşıdır. Öğrenme ve hafıza fonksiyonlarında  etkilidir.. Eksikliğinde dikkat ve konsantrasyon bozukluğu, disleksi (okuma bozukluğu), bunama, depresyon, bipolar kişilik bozukluğu (manik depresif hastalık)ve şizofreni görülme sıklığı artar. Yaşlılarda bilişsel bozukluğun iyileştirir) protein,iyot ve fosfor ile   beyninizi ve hafızanızı destekler.
-Ceviz , Badem ve diğer kuruyemişler :Bitkisel protein kaynakları olarak değerlendirmesinin yanı sıra    mineraller açısından da zengindir.   Selenyum  ve bitkisel  omega 3 içeriği olarak oldukça önemli bir yere sahip olan kuruyemişler bilişsel fonksiyonların arttırılmasında önemli görevleri vardır.Günde yetişkinlerde 30 gr kuruyemiş zihinsel performans ve kilo yönetimi açısından da etkilidir.
 -Kırmızı et ve demir içeriği zengin beslenme :Kaliteli protein kaynaklarından zengin beslenme bedenin  protein ihtiyacını karşılarken  aynı zamanda demirden zengin beslenme de sağlanmış olur Demir minerali  hafıza öğrenme üzerinde   önemli etkiye sahiptir.
-Üzümsü kırmızı ve mor meyveler : En güçlü antisiyonin içeriğine sahip olan  üzüm, yaban mersini, turna  yemişi, mor evbrik  bilişsel fonksiyonlar ve damar sertliğinin önlenmesi  için önemlidir.
-Zeytinyağı: Yemeklerinizde  ve günlük beslenmenizde  içerdiği doymamış yağ asitleri ile kalp cilt yağ ve beyin sağlığınızı korur.
-Çay:Flovonidler – polifenoller açısından zengin olan  açısından zengin çay çeşitli şekillerde beyazı siyah, yeşil, aromalı olarak  tüketilerek dikkat beyin sağlığı ve hafıza üzrinde etkilidir.
-Kakao  ve kırmızı şarap : polifenol içierikleri ile hafıza ve beyin sağlığı üzerinde olumlu etkiler sağlarlar
- Zerdeçal :Vücutta enflamasyonun giderilmesine  yardımcı olurken dikkat üzerinde  ve hafıza üzerinde olumlu etki yaratır.
-Egzersiz  Egzersiz yapma alışkanlığı kazanmak  bedeni ve genel sağlığı olumlu etkilerken hem beyni  güçlendirir.Yapılan çalışmalarda egzersiz yapan bireylerin alzheirmer a yakalanma riskinin % 45 daha az olduğu gösterilmiştir.

2 Kasım 2018 Cuma

METABOLİZMA HIZINIZI ARTTIRIN DAHA SAĞLIKLI VE KOLAY KİLO VERİN



Metabolik hız nedir ?
 Bir bireyin dinlenme  anında  fiziksel ve ruhsal olarak bütünüyle rahatlamış ve yaklaşık 12 saat süren  açlık durumunda,  nefes almak, kalp atışını ve kan dolaşımı sağlamak, vücut sıcaklığının belirli bir düzeyde tutulması gibi hayati fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için gereksinim duyduğu enerji miktarıdır.
   Metabolizma hızı, gün içerisinde tükettiğimiz gıdaların ve yapmış olduğumuz hareketlerin etkisiyle hızlı veya yavaş olabilmektedir..Kilo verme veya alma  hızını belirleyen en önemli faktördür.Metabolizma hızı birçok koşuldan etkilenir. Yaş ,cinsiyet ,sağlık sorunları ,troid  hastalıkları ,hormonal değişimler veya ilaçlar metabolizma hızını etkileyebilmektedir.  Metabolizmanız yavaş ise hızlı kilo alınır ama hızlı ise  hızlı kilo  verilir.
Metabolik hızı arttırmak için ,
1-    Su içmeye çalışın:Özellikle öğün öncesinde içilen su toklu sinyalinin gelişmesine yardımcı olurken dinlenme sırasındaki metabolizma hızını da arttırabilmektedir.Yapılan çalışmalarda su içen fazla kilolu bireyler ile içmeyenlerin kilo verme oranları karşılaştırıldığında su içenlerin  % 40 daha fazla kilo verdiği görülmüştür.
2-   Sık ve az öğün tüketin: Kişisel ihtiyaçlara göre 4-6 öğün arasında öğün tüketimi kıtlık genini olumsuz etkileyerek metabolik hızı arttırmaktadır. Ayrıca ytüketilen yemeklerin sindirilip ,emilebilmesi için  vücudun enerjiye ihtiyacı vardır.bilinenin aksine az yemek yeme ve az öğün tüketme  metabolik hızı yavaşlatarak kilo verme sürecini olumsuz etkiler.
3-   Protein kaynaklarını  yeterince tüketin : Protein kaynakları sindirilip ,emilebilmeleri için daha fazla enerjiye ihtiyaç duyarlar.Yiyeceklerin termik etkisi olarak değerlendirdiğimiz bu durum proteinli gıdalar açısından en yüksektir.Bu nedenle metabolik hızı attırtır.Protein kaynakları ayrıca uzun süre doygunluğu da destekler.Bu nedenle ihtiyacınız ölçüsünde protein tüketmeyi ihmal etmeyin.
4-   Baharatlara yer açın:Dengeli hazırlanmış bir öğünde  (eğer sindirim sisteminizde sorun yok ise ) kapsesein zengini kırmızı biberi tüketmek metabolik hızınızı her öğünde  arttırabilmektedir.
5-   Yeşil çay : Eğer damak tadınıza hitap ediyorsa günde 1-2 fincan yeşil çay metabolik hızı %3-5  oranında arttırabilmektedir.
    Egzersiz yapmaya çalışın : hareketli olmaya gayret edin. Hayatta  ve ayakta kalmak için 5000 adım a ihtiyaç duyulur.  Ancak egzersiz niteliğindeki hareketlerden vazgeçmeyin. Vücudunuzdaki en uzun kası belli bir tempo da  yürüyerek çalıştırabilirsiniz.Ancak zaman zaman  yapılan egzersiz veya yürüyüşün yoğunluğunu arttırmak metabolik hızınız açısından destek sağlar   .

24 Ekim 2018 Çarşamba

PROBİYOTİKLER KİLO VERDİRİYOR MU ?


  PROBİYOTİKLER  neredeyse insanlık tarihi kadar eski bir geçmişe sahiptir.Sağlık keyif vb amaçlı tüketilmiş olsalar bile 20 . yy başında insan sağlığı için önemi çok daha iyi anlaşılmaya başlamış ve çalışmalar artarak devam etmiştir.

  Günümüzün en önemli sağlık sorunları beslenme ile başlamakta hatta gizli açlık giderek önem kazanmaktadır.Ancak birçok kronik hastalığın temeli olan şişmanlık ve obezite tüm dünyada çığ  gibi büyüdüğü ve bir çok sağlık sorununun temelini oluşturduğu da bilinmektedir.Obezite veya şişmanlığın önlenmesinde  bir çok beslenme modeli  kullanılmakta ve çözüm arayışları devam etmektedir.Bağırsak mikrobiyotasının da bu konuda önemli bir etkiye sahip olduğu yapılan çalışmalarda gözlemlenmiştir.
   Bireyler  aynı gıdayı, aynı gıda çeşitliliğini ,  aynı miktarda,    tüketiyor olsalar   dahi    kiloları ve kilo alma süreçleri birbirinden farklı olabilmektedir. Yararlı bakteri çeşitleri ve bağırsak içindeki sahip oldukları miktar  kilo  alma ,kilo verme üzerinde  etki göstermektedir. Yapılan çalışmalarda   beslenme alışkanlığı kötü olan  ( fast food, rafine karbonhidrat yoğun, hareketsiz ) bireylerde artan bir bakteri türü  ,alınan karbonhidrat ( rafine şekeri ) daha hızlı bir şeklide yağa çevirerek kilo almaya  neden olduğu gösterilmiştir.
      Bağırsağın sağlıklı mikrobiyatasına uygun dost bakteriler çoğunlukta ise kilo alma  önlenirken , kilo verme sürecinin  devam ettiği tespit edilmiştir.Bunun dışında bu dost bakteriler iştah kontrolünü sağlayarak  aşırı yeme ve iştah  kontrolünü sağlayabilmektedir.
    Sağlıklı yeterli ölçülü ve dengeli  çeşitli probiyotik içeriği zengin beslenme  bağırsak florasını  ve probiyotik dengesinin   olumlu etkiler. Kilo verme  sindirim sorunlarının giderilmesine  yardımcı olur. Sağlıklı bağırsak florası  iştah  kontrolünü sağlayarak aşırı yeme ve kilo alma sorununun önüne geçemeye yardımcı olur.

18 Ekim 2018 Perşembe

Neden sağlıklı kilo vermek istiyorsunuz ?



Öncelikle  hangi amaçla kilo vermek istiyorsunuz ;    
    -Genel sağlığınızı korumak ve yaşam kalitesini arttırmak ,
    -Sağlık problemlerinin çözümüne yardımcı olması,
    -Vücudunuzda kilo ile  ortaya çıkan  problemlerin  çözümüne yardımcı olması,
    -Estetik kaygılar ,
    -Kaliteli yaş almak  ,vb
Bu tespiti yaptıktan sonra
  Kilo sorunu  yaşam kalitenizi etkiliyor ise ; doğru medikal destek ve doğru Tıbbi Beslenme Tedavisi ile birlikte   iyi bir planlama yaparak , doğru adım atmak gerekir.   
   Amaç  asla çok zayıf olmak değildir.Sağlıklı kilo vermek  için doğru planlama  ve seçimler çok önemlidir .Ot, hap çöp ,karışım,  vb   mucize bekleyip  ,beden ve  genel sağlığınızı tehdit etmek yerine ,doğru tercihler ve yöntemler ile adım atmak akılcı ve kalıcı çözümleri sağlamak  temel hedef olmalıdır.
    Özellikle kilo verme adına  yapılacak kısa süreli yanlış  uygulamalar  ;
 Besinsel yetersizliklere neden olur,  bağırsak florasını olumsuz etkiler, olmayan ödemi atarken kaslarınızı  kaybetmenize neden olur , uyku kalitenizi etkiler ,cilt elastikiyitenizi bozar , beden ve cilt sağlığınızı olumsuz etkiler, işi gücü kaybına ve psikolojik sorunların yaşanmasına neden olur.
   Atacağınız doğru adım ve seçeceğiniz doğru yöntem  kas kaybetmeden yağ yakarak doğru zaman diliminde fitliğinizi yakalamanıza  sğlar.Doğru kalıcı ve  sürdürebilir yöntemlerden faydalanarak  kişiye  ve kişinin ihtiyaçlarına özel hazırlanan programlar sonuca ulaşmanızı  çeşitli dengeli yeterli ve genetiğinize uygun beslenmenizi kolaylaştırır.
Size özel hazırlanan sağlıklı beslenme programı ile ;
  -Genetiğinize  ve  yaşama şartlarınıza uygun  olarak , geleceğinizi besler ve yaşam kalitenizi arttırabilirsiniz.
Bu  programlar ile ;
  Renkli çeşitli  bir beslenme , sık ve az beslenme ,bol yeşil yapraklı sebzeler ,Mevsim sebze ve meyveleri,tam tahıllar,tam buğday,su, kuruyemişler, kurubaklagiller süt-yoğurt,Kaliteli probiyotik ve prebiyotik kaynakları ,kaliteli lif ,Omega 3 kaynaklarından ve antioksidanlardan zengin beslenme ,sağlıklı  ve doymamış yağ içeriği zengin   karın sağlanır. 
  Yaşam kalitenizi arttırmak ,sürdürülebilir alışkanlıklar  kazandırmak adına planlanan  beslenme programları  bedenin hastalıklardan korunmasını sağlarken cildinizi korur ,  fit ,formda , enerji ve hareket kabiliyeti yüksek  beden yaşı genç bir bedene ulaşmayı hedefleyin

11 Ekim 2018 Perşembe

ANTİOKSİDAN İÇERİĞİ ZENGİN BESLENME NEDEN ÖNEMLİ ?



 Antioksidan nedir ?   Gün boyunca vücudumuzda çeşitli nedenlerle  oluşan serbest oksijen radikallerini zararsız hale getirip, sağlıklı organlara hasar vermelerini önlemek ve vücut dokularımızın ideal şartlarda çalışmasını sağlamak için gerekli maddelerin tümüne antioksidan denir.
   Renkli çeşitli ölçülü geleneksel beslenme  bedene alınan antioksidan besinler açısından en iyi beslenme şeklidir. Antioksidan içeriği  yüksek beslenme ile alınan vitaminler  , mineraller ,sindirilip , emildikten sonra toksinlerle savaşmak adına  tüm vücuda dağılarak görevlerin, yerine getiriler.  Kaliteli ve sağlıklı yaşam adına tüm işlevleri yerine getirirken, cildin parlak, sağlıklı ve elastikiyeti yüksek görüntüsünün devamını sağlar ve vücudu tüm etkenlere karşı korurlar.
    Sağlıklı Beslenme ile  ;kaliteli yeterli dengeli beslenirken  ; yeterli protein ,A  ,E ,C vitamini, antioksidanlar, omega 3 ,selenyum   alarak      cilt yaşınızı ve beden yaşınızı gençleştirmek söz konusu olmaktadır. 
 Gün içinde tüketilen  ;
 - 2-3 porsiyon C vitamini ve A vitamini içeriği zengin  sebze ve meyveler ,cildinizin yerçekimine karşı koymasına yardımcı olur.
-  Mevsimsel özelliklere göre  C vit zengin beslenme  (tüm yeşil ve sarı sebzeler ve meyveler; çilek, domates  )ciltteki  kolojen dokusunun kaybolmasını engeller.
-Selenyum içeren  tahıllar, balık ve diğer deniz ürünleri, tavuk, sarımsak, taze badem, ceviz, fıstık  hücre zarını  korur
- Resveratrol içeren üzüm kabuğu ve çekirdeği hücre ve kalp sağlığını korur.
-  Omega 3    kaynaklarından (  ceviz , somon  yağlı soğuk deniz balıkları  vb )  ,     zengin beslenme  cilt parlaklığı ve sağlar.
-  A vitamini sebze ve meyveler   turuncu sebze ve meyveler; havuç ,kayısı, şeftali, domates, bal kabağı, mango  dokuları onarır
- Likopen zengini domates   karpuz, kayısı, kan portakalı ve diğer sebze     güneşin harabiyetini azaltır
-Yeşil yapraklı maydanoz, roka, dereotu pazı  ise gözaltı kırışıklıklarını engeller,  
Bunun dışında  mor ve kırmızı meyveler ,yeşil çay, kuruyemişler, kurubaklagiller , lahana grubu gıdalarda cilt ve  beden sağlığı açısından mevsimsel özelliklere göre tüketildiğinde   beden ve cilt sağlığı için oldukça önemlidir.