Diyetinfo / Diyetisyen Şengül Üre

Bloğumuza Hoş Geldiniz

Adres:Bağdat Caddesi No:299 Caddebostan/İstan
Tel: 0216 360 00 50
e-mail: bilgi@diyetinfo.com







28 Temmuz 2020 Salı

BAYRAMINDA İKRAMLARA DİKKAT !!!!


  Sıcak yaz günleri ve uzun bir bayram tatili ile  bayramı   hazırlanıyoruz.Bayramlar neşe mutluluk ve huzur demektir. Tatil olarak değerlendirmenin dışında    bayramı evde  geçirmeyi planlayanlar için    ,yemekler  , tatlılar  yapılır ve hazırlıklar  tamamlanır .
    Bayram aynı zamanda beraberinde yeme düzeni değişiklerini de getirir Geleneksel ve yöresel Türk mutfağının nadide lezzetleri bayram için hazırlanır ve bayram sabahının gelmesi ile genelde  aile kahvaltıları ile güne başlanır ve gün içinde bütün öğünler için  sofralar donatılır .İster aile ile bir arada  ister  tatil yaparak bayramı  değerlendirmeye çalışın  BAYRAM özel bir zaman dilimi olarak hayatımızda mutlaka yerini alır .Kilonuzu şekerinizi  tansiyonunuzu vb sağlık sorununuzu yönetmeye çalışırken  bu özel zaman diliminde birden dengelerin değişimi söz konusu olabilmektedir.
  Her zaman istediğimiz disiplini yakalamakta zorlanıyor olabilirsiniz. Dengeler öğünler miktarlar değişebilir. Ne olursa olsun ana öğün ve küçük ara öğünleri ihmal etmemeye gayret edin.
  Kurban bayramında ikram ve yemeklerin kurbanı olmamak için  neler yapmalıyız  ?
Kalkar kalkmaz 1  bardak su için
-Güne mutlaka   neşesi ve enerjisi ile  güzel bir klasik kahvaltı ile başlayın. Ama aşırıya kaçmamak  adına tabağınızın boyutuna ve yemek yeme hızınıza dikkat edin. İlla kurban etini kahvaltıda yiyeceğim diyorsanız kurban işlerine başlamadan önce  küçük bir kahvaltı atıştırın.
- Kestiğiniz kurbanın kesim şartları ve kesilen ortamın hijyenine mutlaka dikkat edin
- Gün içinde mutlaka 3 ana 2-3 ara öğün yapmaya çalışın.
- Ara öğünde hiçbir  şey tüketme şansınız yok ise 200 ml yani bir bardak ayran tüketmeye  özen gösterin
-Günlük tüketeceğiniz et miktarına mutlaka dikkat kurban nasıl olsa diyerek 1 kg eti bir günde hatta bir  öğünde tüketmeyin.
-Tükettiğiniz etin pişirme koşullarını mutlaka denetleyin,.
-Öğünlerinizde   etin yanında çoban kıvırcık mevsim  salata  çeşitlerinden birini bulundurun .
- Her öğünde ekmek grubu  yiyeceklerden bulundurun  Tercihiniz öncelikle ekmek olabilir.Ama  Ekmekleriniz mümkünse tam buğday veya çavdar ekmeği olsun.
- Et ve sebzeleri pişirme tekniklerine çok dikkat edin .
- Akşam çok geç saatlerde yemek yememeye gayret edin.
- Ev ziyaretlerinde ikram edilen tatlılar pasta ,börek ,çikolata  gibi ürünleri tüketirken mümkünse kontrollü davranmaya çalışın .Eğer kontrolü ele alamayacaksanız ve  tercih yapabileceğiniz bir durumda iseniz tercihinizi içeceklerden ayran ,sütlü kahve ,çay vb kullanın .
AFİYET OLSUN

9 Temmuz 2020 Perşembe

GELENEKSEL BESLENME ÜRÜNLERİ SAĞLIĞINZI KORUYOR



   Endüstrileşme  ve yaşam tarzı değişiklikleri, geleneksel mutfağımızdan uzaklaşma sonucu beslenme  şekli ve mutfağımız ciddi bir değişim yaşamaya başladı. Beslenme modellerinin değişmesi  “Batı Tipi Beslenme”   stres,ilaç,az uyku  alkol paketlenmiş ürünler  abğırsak mikrobiyotasını olumsuz şeklide etkilemeye başladı.
    Bu yeni yaşam modeli dünyada ve ülkemizde fermente ürünlerin tüketiminin azalmasına dolayısıyla bağırsak mikrobiyotasında  bozulmalar değişimlere sebep olmuştur. Dünyanın ve ülkemizin değişik  ve zorlu süreçten geçtiği şu günlerde geleneksel mutfağımızdaki fermente ürünler sağlığımıza  keşfedildikleri günlerden beri destek vermeye devam ediyorlar.  Ülkemizde  ve dünyada  beslenme kültürünün bir parçası olan  fermantasyon yüzyıllardır kullanılmaktadır. Fermantasyon gıdalarda bozulmayı önlerken besin değerlerini arttırır ve  bağışıklığı destekleyerek bağırsakta yararlı bakterilerin   ve antioksidan kapasitelerinin artmasını sağlar.
     Fermente gıdalarda bulunan yararlı bakteriler yapılan birçok bilimsel çalışma ile gösterildiği gibi , gastrointestinal sistemin sağlığını korur.Bunun yanı sıra obezite , kalp damar sağlığıi ruh sağlığı, bağışıklık sistemi açısından oldukça önemli  etkiye sahiptir. 
Ülkemizde yaygın kullanılan Fermente ürünler :
n  Kefir
n  Ayran
n  Yoğurt
n  Tarhana
n  Boza
n  Şalgam suyu
n  Bira mayası
n  Lahana ve diğer turşular
n  Hardaliye
n  Sirke
n  Peynir

 Birçok fermente ürün  mevsimsel özellikler taşıyor gibi gözükse  dahi  sofralarımızda  (eğer batı tipi beslenme yaygın olarak kullanılmıyorsa ) yerini alır. Ülkemizin geleneksel mutfağında bir çok bölgede önemli bir yere sahiptir.  Dünyada ülkelere göre  kimçi , kwass , kımız vb farklı ürünleri tüketimi de söz konusu olmaktadır.
   Probiyotik bakteri  zengini  bu fermantasyon sonucu oluşan  lezzetler günümüzde önemi gittikçe artan kilo verme sindirim sorunlarının düzenlenmesi bağışıklığın düzenlenmesi vb birçok etkiye sahiptir. Yiyecekleri saklama şekli yöresel özelliklere iklim şartlarına göre değişse de bağırsaktaki dost bakterilerimizin artmasına bağırsak floramızın korunmasına  .Probiyotik bakteri  içeren  bu besinler önemli katkı sağlarlar. Bu nedenle  azalan probiyotik gücümüzü  geleneksel beslenme yöntemlerine tekrar dönmeye çalışarak ; hazır çorbalar yerine geleneksel tarhana , kremalı kahveler yerine kış aylarında boza, en iyi sporcu içeceği ayran her öğünde ihtiyacınız kadar yoğurt , kefir ,salatalarda sirke tansiyon  ve böbrek sağlğı ile ilgili sorunları olmayan bireyler turşeyizuya  sofralarınızda gerekli   önemi verebilirisniz. Bu değişim bağırsak sağlığınızı genel sağlığınızı korumak adına   yaşam kalitenizi arttırarak bedeninize destek sağlar.

24 Haziran 2020 Çarşamba

PROBİYOTİK BAKTERİLER NEDEN ÖNEMLİ ?




Öncelikle mikrobiyotayı tanımlayarak başlamak gerekir.Mikrobiyota vücudun farklı bölgelerinde bulunan(( cilt bağırak  akciğer  vb ) bakteri , mantar , virüs , parazit ve diğer mikroorganizmaları bir arada bulunması olarak   tanımlanır.Her mikrobiyota kendi bakteri ve virüslerini içerir ve  kendi içinde bozulmadığı sürece bir denge sürdürür
  Ancak günümüzde önemi gittikçe artan” Bağırsak mikrobiyotası “  2001 yılından beri üzerinde çalışmalar yapılan bir konudur.Sağlıklı yaşam için çok önemli olan bağırsak mikrobiyotası yada yeni bir organ olarak adlandırılan “intestinal mikrobiyota” doğduğumuz andan itibaren bize eşlik eder.Her insan bedeninde 100 trilyondan fazla mikroorganizma yaşar . Bu mikrooganizmaların %90-95 i sindirim kanalında yaşar .Bağırsak mikrobiyotasının yaklaşık ağırlığı  2-2.5 kg civarındadır.Dost ve düşman olarak bağırsağımızda bulunan bu bakteriler B12,K,Folik asit  vücut için gerekli önmeli moleküller , seratonin üretimi bağışıklığın güçlenmesi vb birçok önemli görevleri bulunur.   ,Yapılan  çalışmalar yediğimiz yiyecekleri dahi seçmemize yarayabilen  bu  güçlü bir bakteri çeşitliliği ikinci beynimiz bağırsaklarımızda çok  önemli görevler üstleniyor.
 Dost bakteriler olarak adlandırılan probiyotikler ( yunanca yaşam için ) yiyecekler veya ihtiyaca ve sağlık sorununa göre dışarıdan takviye olarak alınabilmektedir..
Probiyotikler;
-Kilo  kontrolü ve ağırlık kaybı,
-Sindirim sağlığı ve bağırsak mikrobiyotasının korunması hücre  yapısının bozulmasının önlenmesini (kolon kanseri )  sağlar
-Bağırsak içindeki  dengenin korunmasını destekler
-Bağışıklığı güçlendirerek   hastalıklara karşı bedenin korunmasına yardımcı olur
-Antialerjik etkileri vardır
-İnflamasyonu azaltır
-İnsülin direncinin önlenmesi  ve
-Obezitenin önlenmesi ve kilo kaybı
- Metabolik sendromun önlenmesi
-Kan basıncının düzenlenmesi hastalıkların önlenmesi
- Kardiyovasküler hastalıkların azaltılabilmesi
-Kolesterol dengesinin sağlanması
-Kan şekerinin düzenlenmesi
-Enflasyon süreçlerinin kontrol altına alınması
-Depresyon  önlenmesi ve duygu durumunun düzenlenmesi
-Otizm tedavisine destek sağlama
- Vitamin ve mineral emilim düzeylerinin desteklenmesi
-Bilişsel fonksiyonların geliştirilebilmesi,
-Uyku sorunlarının düzenlenmesine vb
  
Ancak bağırsaklarımızı probiyotik çöplüğü haline getirmeden önce  Sağlıklı Beslenme ve beslenme durumunuzun değerlendirilmesi  çok önemlidir.  Eğer ihtiyaç  varsa  sağlık sorunlarına  ve kişinin sağlık ilaç vb öyküsüne göre bir probiyotik suş ve sağlıklı önerilmelidir.Bu öneriler  genel sağlık ve kaliteli yaşam için oldukça önemlidir.

10 Haziran 2020 Çarşamba

KİLO VERME YOLCULUĞUNUZDA YAĞ YAKMANIZI DESTEKELEYEN PÜF NOKTALAR

  Doğa  uyandı , güneş yüzünüzü göstermeye başladı zor zamanlar yavaş yavaş geçiyor. Bu süreçte artık kendinizi dinlemeye değerlendirmeye  başladınız      Bu dönemde    kilo almış olabilirsiniz .Bedeninizde  yağlanma söz konusu  olabilir  ve sizi sağlık açısından rahatsız etmeye  başlamış olabilir. Zihninizde      bir şeyler yapmalıyım  düşünceleri oluşmaya başlamıştır.Birkaç kilo veya daha fazla kilonuz olabilir.Tartıya çıktığınızda   yada kıyafetlerinizi denemeye başladığında çözüme ulaşmak için çeşitli araştırmalar yapmaya kilo verme yolculuğuna çıkmak için araştırmalar yapmaya başlamış olabilirsiniz.  Bu süreçte  birçok kişi için   sorununuzu çözmek  adına  doğru veya yanlış kararlar verilir. Sağlık için çok dikkatli olmak gerekir.Çünkü  yanlış  uygulamalar  hızla kilo verdirirken  beden sağlığını tehdit  eder ve   su ve kas kaybı ile birlikte birçok sağlık sorununa zemin hazırlayabilir.
    Hatalı uygulamaların sağlığınızı tehdit edecek sonuçlarının önüne geçebilmek için   biraz disiplin ile        yaşam tarzınıza uygun sağlıklı beslenme programı uygulayarak   besinsel ihtiyaçlarınızı  karşılar ve  kilo vermenizi destekleyebilirsiniz.  Doğru hedefi belirleyerek kafanızın karışmasına izin vermeden yola çıkmak sağlıklı bir başlangıç olur. Amacınızı belirledikten sonra kilo vermek için uygun  zaman dilimini  kendinize tanıyıp aynalar ve tartılarla barışabilirsiniz. Önemli olan kilo vermek değil aynı zamanda verilen kiloların korumayı öğrenip yönetilebilir hale gelmesini  sağlayabilmektir.bu nedenle siz özel hazırlanan beslenme programları en büyük yardımcınız olacaktır.
 Sağlıklıkilo vermek ve yağ yakmak için ;
 
- Güne mümkün olduğunca erken başlayın.
- Kalkar kalkmaz   veya kahvaltıdan önce  oda ısısında  su tüketmeye dikkat edin.
-Güne  mutlaka kahvaltı ile başlamaya çalşın.Kahvaltınız kaliteli protein kaynakları mutlaka ihtiva etmeli
- Gün içinde 2,5-3  litre su içmeyi ihmal etmeyin
- Her öğünden önce 1-2 bardak su içmeye alışkanlık haline getirin.
- 2,5 -3 saatten fazla aç kalmamayı çalışın
- Gece öğününüzü 21.00-21,30 dan geç tüketmeyin
-  Beslenme programınızda var olan yiyecekleri başka besinlerle değiştirmeyin .
- Öğünlerinize mutlaka mevsim yeşilliklerinden yapılmış salatalarla başlayın.  Salatalarınıza sos olarak 1 tatlı kaşığı yağ + limon  veya  arzuya göre  ,elma sirkesi kullanabilirsiniz
 -  Yemeğinizi yerken  ayakta geçiştirerek değil masada oturarak ve mümkünse aynı saatlerde yemeye  gayret edin .
- Yemeğinizi mutlaka yavaş ve iyi çiğneyerek tüketin. Unutmayın doyma sinyali midenizden beyninize 20 dk ulaşır.
- Kilo vermenizi engelleyecek  en büyük sabotajcınızın öğün atlamak ve hızlı yemek olduğunu unutmayın
-Süt ve yoğurdu mutlaka gün içinde     beslenme programınızda   bulundurmaya çalışın . Süt ve yoğurt tokluğunuza yardımcı olurken  yapılan çalışmalarda içerdiği kalsiyum minerali ile yağ  yakmanıza ve kilo vermenize de yardımcı olacaktır
-Omega 3,ten zengin besinlerle beslenme ( soğuk deniz balıkları,,yeşil yapraklı sebzeler ,semizotu ,ceviz vb )   beyninizi , kalbinizi korur ve   kilo vermenize ve stres yönetimine yardımcı olur.
- Cvitamini içeriği zengin meyve ve sebzeleri mutlaka öğünlerinize eklemeye çalışın.Gün içinde mutlaka 2-3 porsiyon meyve tüketmeyi ihmal etmeyin.
- Öğlen ve akşam yemeklerinizde doygunluk sinyaliniz gelişmesine yardımcı olacak ancak ana yemek niteliği taşımayan çorbalar kilo verme sürecinizde destekçiniz olacaktır.
-Ana öğünlerinizde mutlaka et hindi tavuk yumurta ve kurubaklagillerden ihtiyacınız ölçüsünde tüketin
- Her öğünde ihtiyacınız göre tahıl grubu gıda bulundurmaya çalışın.Ölçülü tüketilen kaliteli karbonhidrat kaynakları yağ yakama sürecinizi hızlandırır.
-Çeşitli dengeli ölçülü beslenme en iyi yağ yakan beslenme modelidir.
-7-8 Saat uyku uymaya çalışın.Az ve çok uyku kilo verme hızını yavaşlatmaktadır.
-Öğünlerinizin lif probiyotik ve prebiyotik içeriğinin zengin olmasına dikkat edin.
-Mutlaka  D vitamini  seviyelerinizi takip ettirin
 - Beslenme  programınızı  ve istenen hızda yağ yakmanızı  desteklemek amacıyla her gün  veya en az haftada 3-4 gün 45-50 dakika orta aktivite yürüyüşlerle desteklemeye çalışın . Ayrıca gün içinde aktif olup olmadığınızı cep telefononuzdaki  uygulamalar veya  adım sayar ile takip etmeye  çalşın.     

Sağlıklı  İçeceklerin  siz desteklemesine izin verin  
- Su 2,5- 3 lt olarak tüketmeye çalışın .Eğer su içmekten hoşlanmıyorsanız içerisine meyve parçaları kivi,portakal,limon, nane,koyarak tüketebilirsiniz.
-Eğer kansızlıkla ilgili sorun yaşamıyorsanız çaylarınızı şekersiz olmak kaydıyla rahatlıkla tüketebilirsiniz. Damak tadınıza uygun olduğunu düşünürseniz içerisine küçük bir parça tarcın ve  karanfil ekleyebilirsiniz
- Yeşil çay sizin için iyi bir sıcak ve soğuk içecek olabilir. Bir sağlık sorununuz yok ise  günde 1-2 fincan çay ve içine  tarcın, karanfil limon dilimi ekleyerek tüketebilirsiniz.
- Günde 1-2 fincan şekersiz kahve, aromasız ve kremasız olmak kaydıyla tüketebilirsiniz

-Diğer bitki çaylarından      ıhlamur ,rezene çayını (gaz şikayetleriniz olursa) tarcın ,limon ilavesi ile kullanabilirsiniz .
-Açlık ile mücadelenizde ayran sizi destekleyebilir.

  Unutmayın
–Hiç kimse mükemmel değildir.
-Herkes hata yapabilir.
-Programınızda hata yapıyor olsanız dahi geri  dönmeden önünüze bakıp hedefinize odaklanın
-Özgüveninizi hiçbir zaman yitirmeyin .
*BESLENMENİZDE
 YETERLİ ,DENGELİ, ÇEŞİTLİ 

28 Mayıs 2020 Perşembe

TAM BUĞDAY VEYA TAM TAHILDAN YAPILMIŞ EKMEKLERİ TERCİH ETMEK İÇİN 10 ÖNEMLİ NEDEN ?



1-Lif Kaynağı:
Tam buğday  yüksek oranda diyet lifi bulunur. Bir ince dilim tam buğday ekmeği yaklaşık 25 grdır ve 1.6  -1.7 g kadar diyet lifi içerir. Sindirim sisteminin düzenli  çalışmasına , kan şekerinin regüle edilmesine ,ve kilo probleminin yönetilmesine  yardımcı olur.
2- İyi bir inülin kaynağıdır.
Özellikle buğday lifinin içinde  inülin bulunur.İnülin  sindirim sisteminde sindirilmez ve  prebiyotik etkiye sahiptir  .Vücut açısından zararlı  serbest radikallerin etkisini azaltır. İnülin bağırsakta kısa zincirli yağ asitlerinin miktarının artmasını sağlar ve  neden olur ve bağırsak pH’ını düşürür.  . Kolon kanserinden korunmak için  tam buğday ,tam buğday ekmeği  ve tam tahıl ürünleri tüketimi çok önemlidir.yemek çok önemlidir.
3- Hastalıklardan koruyucu etkisi vardır.
Kalp damar hastalıkları , diyabet,kolon hastalıkları ve bazı kanser türleri açısından kaliteli karbobhidratlar ve lif çok önemlidir.Yeterli  kaliteli karbonhidrat kaynağı olan  ekmeğin  ve tahıl ürünlerinin tüketimi ile    alınan lif vücut için yeterli   ise hastalık etmeni görevi yapan   enzimin aktivetisini  azaltır.   Bu etki ile   kronik birçok hastalığa yakalanma riskini azaltmaktadır .
4-  Kalp Sağlığını koruyucu etkiye  sahiptir.
 European Journal of Clinical Nutrition dergisinde yayınlanan araştırmada günde 3 porsiyon  ve daha fazla tam tahıl tüketen kişilerin hiç ekmek  ve tahıl grubu ürün tüketmeyenlere göre kalp hastalıkları görülme riskini yüzde 30 oranda düşük bulmuştur.
5- Kandaki Homosistein değerlerini düşürür.
 Çeşitli çalışmalar tam tahıl tüketiminin azalmasıyla birlikte kan kolesterol ve homosistein düzeylerinin arttığı  tespit edilmiştir.  Günde 3-4 ( kişisel özelliklere göere bu miktar değişebilir )ince dilim tam buğday ekmeği veya tahıl grubu gıda   tüketmenin kalp hastalıklarından   koruyucu   etki sinin yanı sıra homositein seviyesini düşürme özelliğine   sahiptir.
6-  Yüksek Antioksidan içeriğine sahiptir :
  İçerdiği  antioksidanlar  sayesinde her öğünün antioksidan kapasitesini arttırtırken  tam buğday , Tam tahıl   ekmeği  ve ürünleri sağlığı koruyucu    etkiye sahiptir..
7- İnflamasyonun önlenmesine yardımcı olur
  C –reaktif proteinler ve interleukin konsantrasyonlarının düzenlenmesine ve inflamasyonun önlenmesine yardımcı olur.
8- Göz sağlığını korur
İçerdiği  lutein, zeaksantin adlı fenoller sayesinde göz sağlığının korunması  adına fayda sağlar.
9- Glisemik İndeksi Düşüktür
Kaliteli karbonhidrat içeriğine sahip tam tahıl ürünleri ve buğdayın glisemik indeksi  düşüktür.  Kişiye göre iyi planlanmış yeterli ve dengeli bir belenme programı  ; açlık insülin düzeyini, C-peptid ve  Hgb A1C ve düzeyini artırmadığı tam tersine  azalmasına yardımcı olduğu yapılan çalışmalarla gösterilmiştir.
10- Obeziteyi önler
Kaliteli karbonhidrat içeriğine sahip  tam buğday veya  tam tahıllar midede uzun süre kalarak tokluk süresini uzatır.   Ayrıca leptin hormonunun  seviyesinin azalmasını sağlayan tam buğday ve tam tahıllar  tok kalma süresini arttırark gıda tüketiminin kontrol edilmesine yardımcı olur.

21 Mayıs 2020 Perşembe

Sağlıklı zayıflama nasıl olmalıdır

SAĞLIKLI ZAYIFLAMA VE KALICI KİLO VERMENİN ALTIN KURALLAHer özel dönem, mevsim değişikliği tatil  dönüşü,  yaz ayları yaklaşırken      vb  dönemlerde  zayıflama hatta  hızlı zayıflama  önerileri  mucizeler  bilinçsiz bilimden uzak bir şekilde   yazılı görsel basında, komşularda ,günlerde yerini almaya başlar. Her kilo sorunu olan bu uyarılara mucizelere inanarak  bir yoyo işçisi olmak için çaba sarf eder. Bu yanlış uygulamaların    hedefi kısa sürede hızlı zayıflamaktır. Ancak    bu yanlış yaklaşımlar sağlığı ciddi anlamda tehdit ederek  ve bireylerin  yaşam kalitelerini  etkiler .

    Acaba artık daha sağlıklı kilo verip sürdürebilmek için daha fazla bilinçlenmek zamanı gelmedi mi ?
  Bu bilinçlenme sürecinde “kesin ve doğru olan bilgi” hızlı  kilo vererek kas ve su kaybetmek  değil .    yeterli ve dengeli beslenerek  yaşam kalitesi yüksek  uzun süre korunabilir kiloya elde etmektir .
 Yapılan birçok çalışma, yeterli dengeli ve çeşitli beslenme  ile vücudumuzun ihtiyacı olan  besinleri sunan beslenme modellerinin kalıcı ve uzun süre sağlıklı  kiloyu korumaya sağlıklı  yardımcı olduğunu göstermektedir
   Zayıflama sürecinin uzun soluklu bir yol olduğunu unutmamak gerekiyor   Bu süreçte sabır ,disiplin , istikrar ,tekrar çok önemlidir
SAĞLIKLI VE KALICI KİLO VERMEK İÇİN  :
1-Kendi mucizenizi yaratmaya  ve değişime hazır olun.Kendinize zaman tanıyın ve  sizin için en doğru adres ve uygulamayı tercih edin.
2- Vermek istediğiniz gerçekçi ve doğru kilo hedefini belirleyin.(Hızlı kilo vermek her zaman daha fazla ve kilo almak demektir)B
 3- Gelişigüzel uygulama ve kopya diyetlerden uzak durun.
4- Yasak yerine “ölçü”  kelimesini benimseyin.
5- Kulaktan dolma bilgilerle çeşitli karışımlar,   ilaç vb kullanmayın.
6-Katı uygulamalardan (gereksiz öğün azaltmak, tek yönlü beslenmek vb.) uzak durun.
 7- Kilo probleminizi çözmeye yardımcı olmak adına :” doğru  satın alma ,doğru yemek pişirme “yöntemlerini öğrenmeye çalışın.
8-Stresli dönemlerinizi yönetmenin çözümünün  ; yemek yemek olmadığını unutmayın.
9- Kilo probleminizin çözümü için doğru çözüm ortaklarını seçin.Sizin için (eğer var ise) özel olarak planlanmış beslenme programını düzenli olarak uygulayın.
10- Sık, az, ölçülü, dengeli ve renkli beslenmeyi ilke edinin. - Öğün atlamayın
11-  Doğru yemek yeme şeklini öğrenmeye çalışın. Kendinize değer verin .Yemeklerinizi ayakta atıştırma şeklinde değil, zaman ayırarak ve masa başında yemeye gayret edin.
12- Şekerli gıdalara eğiliminiz artıyorsa kan şekerinizi mutlaka kontrol ettirin.
13- Sadece susayınca değil gün içinde 2-3 lt su tüketmeye çalışın.
 14 – Doğru egzersiz modelini seçin ve  Hareketli olun.
 15-Eğer size yardımcı olması açısından yol arkadaşınız olan bir    “diyetisyen “ den   size özel bir “Beslenme Programı” için destek almış iseniz ;reçetenize hiç yorum yapmadan programınızı disiplinle uygulayarak  kolay ve kalıcı kilo verebilirsiniz.

11 Mayıs 2020 Pazartesi

DUYGUSAL BESLENME NEDİR ?


En temel ihtiyaçlarımızın başında “Beslenme” gelir.   Beslenme hayatta  ayakta kalabilmemiz için  bedeni ve duyguları beslemek için birçok besinsel ihtiyaçları karşılar.  Tüketilen besinler vücudun metabolik enerji gereksinimini sağlamakla birlikte zihin ve bilişin de dahil olduğu birçok beyin fonksiyonlarını etkilerler. Besinler ve beslenmenin duygu durumu ve davranışları etkilediği hem fiziksel hem de duygusal iyilik haline katkıda bulunduğu  yapılan birçok çalışma ile gösterilmiştir. Yemek yeme beslenme ihtiyaçlarımızın karşılanmasının yanısıra     yarattığı haz oldukça anlamlıdır    
   Duygu durumu da bireyin ne tür besinleri tüketeceği yönündeki seçimlerini ve kararlarını etkilemektedir. Çeşitli besin ögeleri yetersizliğinin sadece bilişsel fonksiyonlarda zayıflama ve depresif ruh haline yol açmakla kalmayıp, farklı davranışların sergilenmesinde de etkili olduğu bilinmektedir.  
   Yaz aylarının yaklaşması, alınan kilolar ,  yaşanılan zorlu süreç,sağlık sorunları , evlerde uzun süre kalma , iş stresi veya hayat stresi yemek yeme konusundaki bütün davranışları değiştirdi.Sadece acıktığımızda değil  her an yaşadığımız duygusal değişimlerle beslenme alışkanlıkları  etkilendi  ve  kilo artışı yağlanma ve şişmanlık yada  obezite kaçınılmaz son olmaya başladı .
  Duygular yemek yeme davranışlarını etkiliyor mu ? Bütün yapılan bilimsel çalışmalar duyguların yemek yeme davranışını etkilediğini göstermektedir.Duygusal yemek mi fiziksel açlık mı  ?

DUYGUSAL YEMEK YADA  DUYGUSAL BESLENME NEDİR ?
Duygusal beslenme ; negatif duygulardan kaçınmak için besinlerin kullanılması olarak tanımlanabilir.   Duyguyu beslemek için yemek, duygusal yemektir  
  Duygusal yemenin,     yaklaşımı açlık ile ortaya çıkan yemek yeme davranışı değildir.  Duygusal yemek yeme herhangi fiziksel, fizyolojik belirti  ile  yemek yeme davranışı sonucunda    ortaya çıkmaz ,duygular yemek yemeye yönlendirir .
    Duygusal  yemek yeme ve beslenme sonucunda  obezite ,insülin direnci , yeme bozukluklarına, depresyona ve hormonal problemler ,ortopedik problemler , kalp damar sağlığı   yol açabilmektedir.  Yapılan  bir çok çalışmada  Obezite veya şişmanlık sorunu olan  hastalarının birçoğunda duygusal beslenme davranışlarına rastlanmaktadır.  
 
  
DUYGUSAL AÇLIK VE FİZİKSEL AÇLIK ARASINDAKİ FARK NEDİR  NASIL AYIRT EDİLİR ?
Duygusal açlık ile fiziksel açlık arasında birçok fark vardır. Duygusal yemek yemeyi  bir sorun olarak çözebilmek için öncelikle kişiler tarafından fark edilip kabul edilmesi  gerekir.

   Bu nedenle

·         Duygusal açlık aniden gelişir  yemek konusunda baskı  ve acil  ortaya çıkar.Ancak fiziksel açlık biraz daha yavaş ve aşama aşama gelişir.
·         Duygusal  açlık sonucunda yemek yeme  bilinçsiz yemek  tüketimine sebep olur.Farkında olmadan fazla miktarda dondurma , kocaman paket cips tüketebilirsiniz .Kısa süreli keyifler alınabilir.Ancak fiziksel açlıkta her zaman ne tükettiğinizin farkında olursunuz
·          Bir duyguyu doldurmak için yemek  yeme  acıkmanız veya  aç karnınızla ilgili değildir, cips , çikolata , pizza ya da dondurma gibi   seçtiğiniz bir besin  sizin o anda geçici olarak  ihtiyacınız karşılar  . 
  • Duygusal  yeme davranışında ne tükettiğiniz ne kadar tükettiğinizin farkına varmakta zorlanırsınız.Ancak fiziksel açlıkta genelde bir farkındalık söz konusu olur
  • Duygusal  yeme söz konusu olduğunda   genelde besin  tercihleri   dondurma çikolata   , pasta , kurabiye tatlı vb   belli ürünlerden olur.Ancak fizyolojik açlık söz konusu olduğunda daha sağlıklı seçimler  ön plana çıkar ve yemek yeme tercihleri bu  besinlerden yana kullanılır.. 
  • Duygusal yeme,  pişmanlık utanç ve suçluluk duygularını beraberinde getirir  Fiziksel açlık söz konusu olduğunda   tükettiğiniz bir yemek ve gıda ya karşı bu duygular ortaya çıkmaz  .
  •  Duygusal yeme davranışı ortaya çıktığında   kendini aşırı şişmiş ve rahatsız hisseden kadar  yemek tüketilir ve  doyduğunuzda mutlu ve tatmin olma ihtimali düşük olur.Doyduğunuz halde daha fazla yersiniz .Belli bir duyguyu tatmin edene kadar yemek yeme devam eder.  .Fiziksel açlık söz konusu olduğunda ise   doyma sinyalleri alınmaya başladığında yani doygunluk  hissedildiğinde     daha fazla yemek istenmez  ve fazla yemekten rahatsızlık söz konusu  olur
DUYGUSAL YEME  YÖNETİLEBİL Mİ ?
Duygusal yeme sonunda ortaya çıkan kilo ve diğer sağlık problemi beraberinde başka duygularla baş edebilmek için daha zorlu mücadeleler vermeniz sebep olur.
 Duyguları yönetme konusunda   “farkındalık “   ı arttırma   en iyi yardımı sağlayacaktır.  Olumsuz ve kötü hislerle ve duygularla baş etmeyi sağlamanın yolu “yemek yemek “olmamalı .  Birçok insan için  “Yemek yemeden”, duygularımızla baş etmek ve onları yönetmeyi öğrenmek, oldukça önemlidir.
Duygusal yemeyle baş etmede etkili  püf noktalar ;
  • Duygusal yemenin farkında olun
  • Duygusal yeme davranışına sizi  yönlendirenin ne olduğunu bulmaya çalışın.Gerekirse bu konuda notlar alın.
  •  Aç hissetmediğiniz halde bir şeyler yemek istiyorsanız mümkünse ortam değiştirin ve daha sağlıklı seçeneklere ve başka  konulara  adapte olmaya çalışın.  
  • Kitap okuma,uyku , yürüyüşe çıkma ,arkadaşlarla veya aile bireyleri ile sohbet  yemek yeme konusunda sizi ortamdan uzaklaştırabilir ve dikkatinizin dağılmasına yardımcı olur.
  •  Kilo verme konusunda zayıflama ise katı ve hayatınıza uymayan  sürdürülebilir olmayan diyetlerden uzak durun. Bu tip uygulamalar yoksunluk hisleriniz  duygusal yeme davranışınızı arttıracağı   çözüm  olmaktan uzak olacak .-Daha sağlıklı beslenme modelleri hem duygularınızı hem bedeninizi besleyecektir  .
  • Besin yada gıdalarını  Satın alma işleminden başlayarak  Porsiyon kontrolünü  hayatınıza yerleştirmeye çalışın.Büyük porsiyonlar yerine  küçük porsiyon   kuralını hayatınıza yerleştirmeye çalışın.
  • Tadımlık konusunda yapabileceklerinizi denemeye çalışın. Tadın  ve bırakın Herhangi bir besin yada gıdadan 3-4 çatal  veya 3-4 kaşık yediğinizde bu miktar hem beden hem duygular hem de beyniniz için yeterli olacaktır.Büyük porsiyon, çok yemek ,çok  enerji yerine   ,  bu miktarlarında size yeterli olacağını   keşfetmek iyi gelecektir.
  • Yürüyüş yapmak , ilgilendiğiniz değişik  konularla hobiler ile ilgilenmek size en iyi yardımcı olabilir.

 BEDENİNİZİ ,DUYGULARINIZI ,BEYNİNİZİ AYNI TABAKTAN, PORSİYON KONTROLÜ YAPARAK  BESLEMEK    DAHA SAĞLIKLI VE MUTLU  OLMANIZA YARDIMCI OLACAKTIR